BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
Anasayfa İlimiz İlçemiz Köyümüz Derneğimiz Resim Galerisi Reklam Ver Videolar Ziyaretci Defteri İletişim
İLİMİZ
o İLİMİZİN COĞRAFİ YAPISI
o EKONOMİ
o TOKAT'IN TARİHİ
o DOĞAL GÜZELLİKLER
o TARİHİ YAPISI
o BALLICA MAĞARASI
o TARİHİ ESERLER
o TOKAT YEMEKLERİ
o YAZMACILIK
BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
BİZDEN HABERLER
SON VİDEO
GALERİDEN SEÇMELER
fotoraf:izzet balta
ANKET
Yönetici :..
wwww.bagtasi.com
YAZMACILIK
Yazmacılık bizde bir halk sanatı olarak doğup gelişmiş, en güzel örneklerini XVII., XIX. Yüzyıllar arasında İstanbul yazmaları ile vermiştir. Önceleri Anadolu’da gelişen bu sanatın ürünleri, toplumun vazgeçilmez eşyaları arasında olup, özgün tasarım ve güzellikleri ile saray eşyaları arasına da girmiştir.

~ Tokat'ta Yazmacılığın Tarihi :

     11-13. yüzyıllarda yapılan Haçlı seferleri sonunda Batılı ülkeler, doğuda gördükleri çoğu şeyin yanı sıra, kumaş renklendirme yöntemlerini de öğrenmiş geliştirmişlerdi. Kumaş boyama teknikleri ilk kez Venedikli Ventura Rozetti tarafından 1541’de kitaplaştırılmış, 1689 yılında ise Almanya, Fransa ve İngiltere’den edinilen bilgilerle basmacılık yapılmaya başlanmıştır. Batı literatüründe; Almanca (Zeugdruck), İngilizce (Block Printing), Fransızca (L’Estampage) olarak adlandırılan kalıp baskı sistemi bizde “Yazmacılık”olarak adlandırılmasını yine kendi yapısından almaktadır. Kumaş üzerine elle veya tahta kalıplarla basılarak desenlendirilen kumaşa da “Yazma” denilmektedir.

Yazmacılık sanatı eskiden yalnız Tokat iline “Has” olmuştur. Buranın gelirleri Valide sultana ait olduğundan, başka yerde yazma yapılması yasaklanarak gelirin akışı yönlendirilmek istenmiştir. 1817 yılında bazı ustalar vergiden kurtulmak isteği ile Zile ve Niksar’a gitmişler ve bir süre devam etmişlerse de 1821 yılında, bu gibi kaçak ustaların Tokat’a dönmeleri ve açtıkları iş yerlerinin kapatılması sağlanmıştır. 

Ahşap kalıp ile kumaş basmacılığı mavicilik mesleği olarak İstanbul’da Samatya, Kumkapı, Kandilli, Üsküdar semtlerinde yapılmışlardır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; İstanbul yazmacıları hakkında” Esnafı nakkaşanı yağlıkcıyan” tabirini kullanmış ve “Bunlar yumayun bezler üzerine siyah kalemkar ederler, 20 dükkan, 20 nefer olarak çalışırlardı”demektedir. 

Gerek Anadolu, gerekse İstanbul’da yazma, Türk halkının hayatı ile her yönden kaynaşmıştır. İşlevsel ve dekoratif olarak; yemeni (baş örtüsü), yastık örtüsü, yorgan yüzü, bohça, mendil, sedir örtüsü, kavuk örtüsü, destimal, tılsımlı gömlek, seccade v.b ürünlerin yapımında kullanılmıştır. 

~ Yapılışı :

    Ahşap kalıp ile kumaş basmacılığı mavicilik mesleği olarak İstanbul’da Samatya, Kumkapı, Kandilli, Üsküdar semtlerinde yapılmışlardır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; İstanbul yazmacıları hakkında” Esnafı nakkaşanı yağlıkcıyan” tabirini kullanmış ve “Bunlar yumayun bezler üzerine siyah kalemkar ederler, 20 dükkan, 20 nefer olarak çalışırlardı”demektedir. 

Gerek Anadolu, gerekse İstanbul’da yazma, Türk halkının hayatı ile her yönden kaynaşmıştır. İşlevsel ve dekoratif olarak; yemeni (baş örtüsü), yastık örtüsü, yorgan yüzü, bohça, mendil, sedir örtüsü, kavuk örtüsü, destimal, tılsımlı gömlek, seccade v.b ürünlerin yapımında kullanılmıştır. 

Malzeme olarak keten, pamuklu, ipekli, en çok da tülbent üzerine kalıp, kalem işi, kalıp-kalem ve boyama teknikleri ile bezenen yazmaların desenlemelerinde; orak, kandil, sütun, turna, güvercin, keklik, geyik, horoz, karanfil, lale, sümbül, servi, güller yanında manzara ve geometrik unsurlar da görülmektedir. 

Yazma kalıpları; içi boş ve içi dolu olarak adlandırılan iki farklı teknikle ahşap oymacılar tarafından hazırlanır, modeller armut, ıhlamur ve dut ağacına oyulurdu. Yazma adları ve kalıp adları çoğu zaman aynı olur, çünkü ne çeşit kalıpla yapılmış ise yazmaya o ad verilirdi. Kandilli göbeği, tırtıllı, Kandilli yıldızı v.b. Kalem işi denilen yöntemde ise gerilmiş kumaş üzerine desen ve motifler çizgisel olarak fırça ile çizilir, sonra zemin ve motif renklendirmesi yine fırça ile gerçekleştirilirdi. 

Özellikle Boğaziçi’nin kıyı köyleri ve öncelikle Kandilli’de yapılan yazmalar boyalarının parlaklığı, malzemesinin dayanıklılığı ve desenlerinin güzelliği ile bu sanatın en seçkin yapıtlarını vererek, bunlardan çok miktarda da Balkan ülkelerine ihraç edildiği kaynaklarda belirtilmektedir. 

~ Kalıpları :
 

     En güzel örneklerini XVI ve XVII. yüzyılda veren Tokat yazmacılığı boyacılık, iplikçilik, bezcilik gibi yan kolları da geliştiren önemli bir sanat Anadolu için... Bitkisel ya da hayvansal boyalar kullanılarak yapılan boya, tezgâha serili kumaşa fon olur önce... İş desene gelmeden, kalıplardan söz etmeli elbet: Oyması, şekil vermesi nispeten kolay ıhlamur ağacından yapılma kalıplardan... Desenlerin basılmasında kullanılan kalıpların birinde desenin dış çizgileri, öbüründe içi çıkıntılıdır. Önce dışı sonra içi boyanır desenin... Desen de meyvesi bol şehrin elması, üzümü, kirası ve elbet çiçekleri... Bu kalıba dökülmüş çiçeklerle meyvelerin kumaşın üzerine yerleştirilmesi de ayrı bir sanat elbet; kompozisyonlar en az renk uyumu kadar önemli!..
Doğadan gelen desenler eğer kumaşta basıldıkları yüzeyi tümüyle kaplıyorlarsa “içi dolu” ya da “dokuz dallı” diye adlanıyor. Bu desende kırmızı veya kırmızı-mor yüzeyi tamamen dolduracak şekilde; sarı, yeşil, siyah renklerle dokuz desen yerleştirilerek basılıyor. Tokat Beşlisi, Tokat Üzümlüsü, Tokat Elmalısı (ki bu desende siyah zemine kırmızı veya kırmızı-mor elma motifi basılıyor beze), Tokat Kirazlısı, Yarım Elmalısı, Tokat İçi Boş (Kayseri kenar) ve Purket (plaka) ile bitmiyor desenlerin listesi: Kaşık Sapı, Kaynana Yumruğu, Asma Yaprağı gibi desenleri de var Tokat yazmasının...
    Kalıptan sonra baskı hataları varsa, desenler fırçayla rötuşlanarak düzeltiliyor. Hem çiçeğin sapı, beneği, tohumları için de fırça kullanılıyor. Sonra... Sonrası şaplama, kaynatma, yıkama gibi işlemler.... Ama Tokat’ın koyu kırmızısı, bordosu, patlıcan moru, sarısının cereklerin* üzerinde rüzgârda dalgalandığı han avlularındaki unutulmaz görüntülerden söz etmeyi unuttuk değil mi?.. Bu harikulade görüntü müydü Evliya Çelebi’ye övgü dolu cümleler kurduran bilmiyoruz ama o da Tokat’ın yazmalarını övmeden geçmiyor: “Beyaz pembe bezi, Diyar-ı Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır. Kalemkâr basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet memduh olur.” (Beyaz pembe bezi, Lahor diyarında yapılmaz. Sanki altın gibi parlaktır. Tülbent basma yüzü, nakışlı örtüleri gayet övülmeye değerdir.)
Yüzyıllar sonrasına, 40 yıl öncesine kadar beş büyük handa sürmüş Tokat yazmacılığı: Horozlu Hanı, Hacı Musaoğlu Hanı, Askerler Hanı, Beypazarı Hanı, Gazioğlu Hanı... Yazmaların zeminindeki al rengi sağlayan ve bitki köklerinden modern tekniklerle Almanya’da yapılan alizarin boyası da üretilmiyor artık... Teknolojinin gelişmesiyle serigrafi tekniği kulllanılmaya başlanmış. Bugün, avlusunda kuyu olan, üstte sıra odalarında eski zamanlardaki gibi üretim yapan hanlar yerine Tokat Sanayi Sitesi’nin yanındaki Yazmacılar Sitesi’nde üretim yapılıyor.
   Kimi yerde çit, yemeni, çevre, çember, deyirmi gibi adlarla bilinen yazma, bir zamanlar kullananın yaşına sosyal durumuna göre seçilirmiş; yaşlılar az çiçekli (içi boş), gençler açık renk ve çok çiçekli (içi dolu), dullar kara yazma (kumaşı kara, motifleri dolu) bağlarlarmış başlarına.. Yörükler elmalı yazmaları, Diyarbakır ve Elazığ yöresindekiler menekşe moru yazmaları beğenir, kullanırlarmış. C.E. Arseven, Sanat Ansiklopedisi’nde “Üstüne boya ve fırça ile renkli bezemeler yapılmış bez ki, bunlardan bohça, yemeni ve yorgan gibi şeyler yapılır” diye anlatıyor yazmayı... Şimdi artık sanat akademilerinin çalışmalarına konu oluyor yazma; bazen keten üzerine basılıp elbise, fular, etek, bluz da oluyor, çeyiz sandıklarına yerleştirilip başka kıtalara turistik ürün olarak da gönderiliyor.
   Özgün renk ve özellikleri kayboluyor ama geleneği... O hâlâ yaşıyor!

 

BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
ÜYE GİRİŞ
Kull. Adı
Şifre
 
Üye Ol    -   Şifremi Unuttum
HAVA DURUMU
GÜNLÜK GAZETELER
LÜTFEN BİR GAZETE SEÇİNİZ.
FAYDALI LİNKLER
8 VALİLİKLER (70)
8 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE (18)
8 HAVA YOLU (5)
8 BANKALAR (36)
8 FAYDALI LİNKLER (20)
8 DOST SİTELER (6)
8 GAZETELER (45)
DÖVİZ KURU
SİTE SAYAÇ
Sayac
Bugün 135
Toplam 866705
Üye Sayısı 129
Bugün Üye Olan 0
BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
Copright © 2009 BAĞTAŞI DERNEĞİ Tüm Hakları Saklıdır.