BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
Anasayfa İlimiz İlçemiz Köyümüz Derneğimiz Resim Galerisi Reklam Ver Videolar Ziyaretci Defteri İletişim
HABERLER
> Bağtaşı Köyü Camii İnşaa Sürec
> BAĞTAŞI CAMİ RESMİ TÖRENLE AÇI
> 2015 KURBAN BAYRAMI FOTOĞRAFLA
> KÖYÜMÜZDEN RAMAZAN GÖRÜNTÜLERİ
> BAĞTAŞILILAR PİKNİKTE BULUŞTU
> BAĞTAŞILILAR 13.KEZ BULŞUYOR
> BAĞTAŞI DERNEĞİNDE YENİ DÖNEM
> BAĞTAŞI FACEBOOK'TA
> ERDOĞAN KARADAĞ TOKAT MILLETVE
> BAĞTAŞI TOZANLIYI TANITMADA 5.
> BAĞTAŞI DERNEĞİ EKİN TV'YE KON
> BAĞTAŞI DERNEĞİ PAZAR GÜNÜ EKİ
> KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSU
> KUŞBAKIŞI BAĞTAŞI
> BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
> BAĞTAŞI MERKEZ CAMİ BTMEK ÜZER
> TOKATLILAR 4.KEZ BULUŞTU
> BAĞTAŞI ARTIK KASABA DEĞİL
> KASABAMIZIN MART 2014 FOTOĞRAF
> DERNEK YÖNETİMİMİZ KAYAŞEHİR M
> DERNEK BAŞKANIMIZ KAYAŞEHİR MA
> BAGTASİ.COM 4 YAŞINDA
> DERNEĞİMİZ TOKATLILAR BULUŞMAS
> BELEDIYE BASKANIMIZIN BABASI O
> DERNEĞİMİZDEKİ BAYRAMLAŞMADAN
> KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSU
> BAYRAMLAŞMADAN GÖRÜNTÜLER
> 2013 RAMAZAN BAYRAMI FOTOĞRAFL
> 2013-2014 AĞASI MAHMUT KARADAĞ
> BAĞTAŞILILAR 12.KIR GEZISINDE
> KASABAMIZIN ÇEHRESİ DEĞİŞİYOR
> ON BİNLER 3.GELENEKSEL TOKATLI
> İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HARUN KA
> KASABAMIZDAN GÖRÜNTÜLER
> CEMAL ŞİMŞEK BAĞTAŞI KASABASI
> EKİN TV VİDEOLARI YÜKLENDİ
> BAĞTAŞILILAR EKİN TV'DE BULUŞT
> TÜRKÜLERİN SULTANI MELEK SEYHA
> 12.GELENEKSEL KIR GEZİMİZİN YE
> BAĞTAŞI KASABASI ŞUBAT 2013 FO
> Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sonu
> BAĞTAŞI KASABASI OCAK 2013 FOT
> CEMAL ŞİMŞEK'İN ALBÜM TANITIM
> 2011-2012 AĞASI SÜLEYMAN ÖZCAN
> KASABAMIZDA YOL YAPIM ÇALIŞMAL
> ANADOLU MECLİSİ ESENLERDE GERÇ
> TOZ-DER TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
> SİTEMİZ 3 YAŞINDA
> DERE ISLAH PROJESİ BAŞLADI
> EKİN TV VİDEOLARI YÜKLENDİ
> EKİN TV'DE BAĞTAŞI RÜZGARI EST
> KASABAMIZIN AĞUSTOS 2012 FOTOĞ
> BAYRAMLAŞMA FOTOĞRAFLARI
> İFTAR YEMEĞİ DÜZENLENDİ
> ALMUS'TA AÇILIŞ GÜNÜ
> PİKNİĞİMİZİN FOTOĞRAFLARI
> 2012-2013 YILI AĞASI ENGİN COŞ
> ALİCAN KARADAĞ SİVAS SPOR'DA
> PİKNİĞİMİZİN VİDEOLARI YÜKLEND
> BAĞTAŞI'LILAR 11.KIR GEZİSİNDE
> MAYIS 2012 VİDEOLARI
> MAYIS 2012 RESİMLERİ
> GÜVEZ YAYLASI NİSAN 2012 FOTOĞ
> NİSAN 2012 RESİMLERİ
> TOZANLI HES PROJESİ
> BAĞTAŞI KASABASI 2005 VİDEO KL
> 11.GELENEKSEL KIR GEZİMİZİN YE
> ADNKS SONUÇLARI AÇIKLANDI
> BAĞTAŞI KASABASI'NIN ALMUS'A B
> ÜYELERİMİZDEN HÜSEYİN AZMAN'IN
> 2012 KIŞ ALBÜMÜ SİTEMİZE YÜKLE
> NOSTALJİ ALBÜMÜ 2 SİTEMİZE YÜK
> AYNI YÖNETİM İLE DEVAM
> AĞALARIMIZ
> SİTEMİZ 2 YAŞINDA
> CAMİ DERNEK TOPLANTISI YAPILDI
> KURBAN BAYRAMI VİDEOLARI YÜKLE
> KURBAN BAYRAMIDAN GÖRÜNTÜLER
> MÜBAREK KURBAN BAYRAMINI KUTLA
> BAĞTAŞI KASABASI EKİM AYI FOTO
> 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUT
> TOZANLI YOK OLMASIN
> NOSTALJİ ALBÜMÜ
> RAMAZAN BAYRAMININ TÜM VİDEOLA
> RAMAZAN BAYRAMININ TÜM RESİMLE
> İLYAS KARADAĞ (ELLEZ KAHYA) VE
> BAYRAMLAŞMADAN GÖRÜNTÜLER
> BAĞTAŞI'LILAR 10.KIR GEZİSİNDE
> ANKARA BAĞTAŞI DERNEĞİ 3.KIR G
> ÇALIŞMALARIMIZ
> GENÇLİĞİMİZ
> Paylaşmak Güzel Şey.!......Güz
HABER DETAY - Paylasmak Guzel Sey ! Guz
İnsan yarın, bugüne dün diyor, dünde bugün için yarın diyordu. Bir türlü çıkamadı işin içinden.Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.Bu günü eline yüzüne bulaştırdı.Ve mutsuz oldu insan.

 

Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.
             Öğretmeni, onun bu halini fark etti:
           - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin? 
          Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
           - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.
           - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?
           - Ahmet arkadaşımız var ya…
           - Evet, ne olmuş Ahmet'e?
           - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.
           -  Eee?
           -  Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?  
        Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü. Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardim etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu.   Nurhan Öğretmen:
           - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?
           - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.
           - Nerede çalışıyorsun?
           - Simit satıyorum.
        Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi? Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.
        Nurhan Öğretmen, Ali'ye döndü:
        - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
        - Çok zengin bir işadamı…
        - Niçin?
        - İnsanlara daha çok yardım etmek için…
        - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak şimdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi değil, bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme. Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim edersin. Olmaz mı?
        - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
        - Neden olmaz?
        - Üç sebepten dolayı olmaz.
 Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.
 İkincisi: 'Ağaç yaş iken eğilir.' deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam. Şimdiden iyilik yapmayıp bunu zenginlik günlerime ertelersem, zengin olduğum günlerde de daha zengin olduğum günlere erteler kendimi kandırmış olurum.
 Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.
         Nurhan Öğretmen, karsısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
         - Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.
         - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?
         Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını 'Evet' anlamında sallarken Ali'yi evine yolladı.
        Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı paraların masa üstünde kaldığını fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paraları eline aldı. Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi. Bu paralar, bu bozuk SİMİT paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.
        Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı… Ağladı… Ağladı.
        Kendine geldiğinde akşam olmuştu. Yavaş adımlarla sınıftan çıkıp okuldan ayrılırken bekçi Sadık 'Bozuk Simit paraları ile  cenneti satın almak, Bozuk Simit paraları ile  cenneti satın almak' diye Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde, 'Ne dediniz hocam?' demesini bile duymayan Nurhan öğretmen, bekçinin şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti 
       Hikâyeyi beğenmişseniz ve Ali'den utanmışsanız, maddi durumunuz iyi değilse bile, iki tane ekmek alıp bölgenizdeki bir fakirin kapısına bırakın. 
      Bir okul önünde biraz bekleyip yırtık ayakkabısı olan bir çocuğa ayakkabı alın.
      Maddi ihtiyacı olan bir akrabanıza yardım edin. Yeter ki boş durmayın!
                 " Ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir."
Kaynak:
Bu haber 3463 kez okundu...
 
BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
ÜYE GİRİŞ
Kull. Adı
Şifre
 
Üye Ol    -   Şifremi Unuttum
HAVA DURUMU
GÜNLÜK GAZETELER
LÜTFEN BİR GAZETE SEÇİNİZ.
FAYDALI LİNKLER
8 VALİLİKLER (70)
8 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE (18)
8 HAVA YOLU (5)
8 BANKALAR (36)
8 FAYDALI LİNKLER (20)
8 DOST SİTELER (6)
8 GAZETELER (45)
DÖVİZ KURU
SİTE SAYAÇ
Sayac
Bugün 402
Toplam 865141
Üye Sayısı 129
Bugün Üye Olan 0
BAĞTAŞI DERNEĞİ RESMİ WEB SİTESİ
Copright © 2009 BAĞTAŞI DERNEĞİ Tüm Hakları Saklıdır.